Eczacıbaşı Profesyonel Hayatın İçinden

Sürdürülebilir Çevre için Atık Su Yönetimi

Atık Su İle Sürdürülebilir Ekoloji
Atık Su İle Sürdürülebilir Ekoloji
Atık Su İle Sürdürülebilir Ekoloji
Atık Su İle Sürdürülebilir Ekoloji
Atık Su İle Sürdürülebilir Ekoloji
Günümüzde su kaynakları giderek azaldığı ve endüstriyel tesislerden salınan atık sular çevre kirliliğine neden olduğu için, atık suların arıtılması son derece önemli.

Su, insanın yaşam döngüsü için hayati önem taşıyan, vazgeçilmez bir madde olmakla birlikte kaynakları oldukça kısıtlıdır. Antik çağlardan bu yana toplumlar suya oldukça önem vermiş, hatta suyu yaşamın kaynağı olarak nitelendirmişlerdir. Tarihte ilk kez Romalılar, gelişen şehirlerde su ihtiyacını karşılamak için kanallar kurarak yaşam alanlarına su taşımış, aynı zamanda atık suyun, temiz sudan ve yaşam alanlarından uzakta ayrıştırılması gerektiğini tespit etmişlerdir.

Günümüzde ise su kaynakları giderek azaldığından ve endüstriyel tesislerden salınan atık sular çevre kirliliğine neden olduğundan, kaynakların verimli kullanılması gerekmektedir.

Yeraltı suları, içme suyu için en önemli kaynaklarımız arasındadır. Bunun için suyu verimli kullanarak, doğal kaynaklarından elde ettiğimiz suyun tüketim oranını düşürüp, kaynakları korumamız gerekmektedir. Ayrıca kullanım sonrası oluşan atık su, toprağa karıştığı için yeraltı kaynak sularını da kirleteceğinden, atık suyun öncelikle arıtılması gerekmektedir. Özellikle endüstriyel atık suların, kanalizasyona verilmeden önce arıtılması son derece kritiktir.

Farklı sektörlerdeki pek çok endüstriden çıkan atık suların, çevreye zarar vermemesi için kirletici öğeler, bu konuda hazırlanmış atık su yönetmeliklerinde belirtilen belli değerlerle sınırlandırılmaktadır. Günümüzde çeşitli belediyeler ve çeşitli özel kuruluşlar işletmelerin atık suyundan numune alarak analizler yapmakta, değerleri kontrol etmekte ve kirletici miktarı yüksek olan işletmelere cezai işlem gibi yaptırımlar uygulayabilmektedir.

Çevre İçin Tehdit

Otel ve restoranlardan ağır sanayiye kadar tüm endüstrilerde açığa çıkan atık suların karakterleri ve kirletenleri, birbirinden farklılık göstermektedir. Ortaya çıkan atık suyun kirliliğinin tespiti için çeşitli fiziksel ve kimyasal analizler yapılmaktadır. Pek çok atık suyun kirliliğinin tespiti için suda bakılan başlıca değerler ph, askıda katı madde, biyolojik oksijen ihtiyacı, kimyasal oksijen ihtiyacı, fosfat, azot ve yağ miktarı gibi değerlerdir.

Sudaki askıda katı madde, suyun bulanıklığını etkilemektedir. Suyun içerisinde çözünmemiş halde bulunan katı madde miktarı ne kadar fazla ise, askıda katı madde miktarı ve bulanıklılık da o kadar fazladır. Bununla birlikte biyolojik oksijen ihtiyacı ile kimyasal oksijen ihtiyacı, suyun içerisindeki organik maddeleri ifade eder. Bu değerler yükseldikçe, suyun içerisindeki çözünmüş oksijen miktarı azalacağından ve sucul organizmalar, yaşamaları için gerekli oksijeni alamayacağından, çevre için tehdit oluşturacaklardır.

Fosfat bileşikleri, sularda gübre görevi görüp, bitki, yosun ve alglerin aşırı çoğalmasına neden olurlar ve arıtılmadan bekletilen atık suyun istenmeyen kokular yaymasına neden olurlar. Fosfatın gübreleme etkisi ile çoğalan yosun ve algler, sudaki oksijeni fazlasıyla tüketerek yine suda yaşayan canlılar için hayati tehlike oluştururlar. Suyun içerisinde çözünmüş halde bulunan fosfat miktarı, çevrenin kirlenmesine neden olur. Atık suyun içerisinde bulunan fosfat ve azot bileşiklerinin kaynağı; insani atıklar, temizlikte ya da işlemlerde kullanılan kimyasalların içerikleri ya da gıda atıkları olabilmektedir.

Atık suda dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli husus da yağ miktarıdır. Atık suyun içerisinde bulunan yağ, zaman içerisinde suyun üstüne çıkarak, hava ile suyun arasında bir bariyer vazifesi görür ve havadaki oksijenin suya geçmesini engelleyerek su canlıları için tehlike oluşturur. Bu nedenle kanalizasyona verilmeden önce atık suyun yağdan mümkün olduğunca ayrıştırılması gerekmektedir.

Özellikle restoran, catering, yemekhane ya da otel mutfakları gibi endüstriyel mutfakların atık sularında yağ oranı oldukça yoğun miktarda olduğu için bu yağın ayrıştırılması işlemi, mekanik olarak yağ kapanlarında gerçekleştirilmektedir. Yağ kapanı, mutfaktan çıkan yağ-su karışımının ayrışmasını sağlayan bir çeşit ön sıyırma sistemidir. İşletmelerdeki atık yağlar, mutlaka yağ tutucu kullanılarak uzaklaştırılmalıdır.

Endüstriyel mutfaklarda bulunan yağ tutucularda biriken yağlar zamanla katılaşmakta, tıkanıklığa ve kötü kokuya neden olmaktadır. Buna bağlı olarak yağ tutucular periyodik olarak temizlenmektedir. Ancak yağ kapanlarının mekanik temizliği esnasında kullanılan kostik içerikli kimyasallar da çevre için zararlı olup, kullanıcı açısından da son derece tehlikelidir. Bununla birlikte mutfakların çalışması esnasında sürekli olarak gider hatlarında ve yağ kapanlarında yağ birikimi devam ettiğinden, kötü koku oluşumu da önlenememiş olacaktır.

Yağ kapanlarında ve gider hatlarında kötü kokunun ve yağ birikiminin önüne geçmek ise ancak biyolojik ürünlerle mümkündür. Tamamen doğal ve çevre dostu olan biyolojik ürünler, yağı ve diğer organik maddeleri parçalayan bakterilerden oluşmaktadır. Periyodik olarak gider ve yağ kapanına uygulanan bu ürünler sayesinde gider hatlarındaki ve yağ kapanlarındaki birikintinin önüne geçilmekte, dolayısıyla ile giderlerden gelen kötü koku, kaynağında giderilebilmektedir.

Biyolojik ürünlerin içerisinde yer alan bakterilerin, giderlerdeki yağı yapı taşlarına parçalaması sonucu su ve mineraller açığa çıkmaktadır. Buna bağlı olarak da yağ kapanlarında yoğun miktarda yağ birikimi önlendiğinden, yağ kapanlarında uygulanan mekanik temizlik sıklığı da, temizlikte kullanılan çevreye zararlı kimyasal kullanımı da minimize edilmektedir.

Endüstriyel mutfak giderlerindeki ve kapanlardaki yağın biyolojik ürünlerle parçalanması sonucu ortama herhangi bir zararlı madde salınmadığından ve atık sudaki yağ ile askıda katı madde değerleri düştüğünden, sudaki oksijen miktarı da artacak ve kanalizasyona daha temiz bir su gönderilmiş olacaktır.

Maratem Bio ailesi ile organik kirliliklerin biyolojik olarak parçalanmasını sağlayabilirsiniz.

Eczacıbaşı Profesyonel, Maratem Bio biyolojik ürün serisi ile işletmelerin bu zamana kadar yasadığı birçok probleme yenilikçi çözümler sunarak, müşterilerinin çözüm ortağı olmaktadır. İçinde farklı kullanım amaçları için geliştirilen ürünler barındıran Maratem Bio ailesi; içerdiği bakteriler ile tuvalet, banyo ve mutfak giderlerindeki organik kirliliklerin doğal elementlerine biyolojik olarak parçalanmasını sağlar. Biyolojik yüzey aktif maddeler sayesinde bilinen temizlik kimyasallarından 500 kat daha etkili olan Maratem Bio ürünleri, tehlikeli kimyasallar sınıflandırmasına girmeyen ve kullanımı güvenli olan ürünlerdir. Aynı zamanda çevre dostu da olan geri dönüştürülebilir ambalaja sahip Maratem Bio ürünleri; doğal, yenilenebilir ve geri dönüştürülebilir ham maddeler ile üretilmekte olup, insana ve çevreye zarar vermeyen ve doğada %100 çözünen biyolojik yüzey aktif maddeler içermektedir.